Göç Kararı: Zor Ama Yalnız Değilsin

Göç Kararı: Zor Ama Yalnız Değilsin

Göç Kararı: Zor Ama Yalnız Değilsin

Göç Kararı: Zor Ama Yalnız Değilsin

Göç kararı alan insanların çoğu cesur değildir.

Her karar zordur; ama bazı kararlar vardır ki yalnızca bir tercih değil, bir hayatın yönünü değiştirir.

Göç kararı tam olarak böyledir. Çünkü göç, yalnızca bir ülke değiştirmek değildir.

Bu kararla birlikte insan; geçmişini, alışkanlıklarını, ailesini, dostlarını, dilini ve çoğu zaman kendini güvende hissettiği dünyayı geride bırakır.


Göç kararı alan birçok insanın zihninden benzer sorular geçer:

“Doğru mu yapıyorum?”

“Ya pişman olursam?”

“Ya başaramazsam?”

Eğer sen de böyle hissediyorsan şunu bilmelisin: Yalnız değilsin.

Göç kararını mantıklı bir şekilde veren herkes ile aynı duyguları yaşıyorsun. Mantıklı şekilde karar veren derken bazı insanlar bir karar alırlar ve önünü arkasını düşünmeden hareket ederler. Sen onlardan değilsin çünkü sen düşünüyorsun, düşünmen tedirgin hissetmene neden oluyor ama aynı zamanda seni koruyor.

Hissettiğin endişeye takılma duygunun sana anlattığına bak ve hazırlık yap.

Gerçek tehlike düşünmeden hareket edenlerindir.

İronik olan ise düşünmeden hareket edenler daha özgüvenli görünmesidir.

Oysa kaygı, doğru karar veren insanların yan etkisidir.

Sakin ol ve hazırlık yap.



Göç Kararı Neden Bu Kadar Zor?

Göç kararı, içinde çoğu zaman ikilem barındırır.

Bir yanda umut vardır: daha iyi bir yaşam, daha güvenli bir gelecek, yeni fırsatlar belki de sadece bir mecburiyet.

Diğer yanda ise kayıp duygusu vardır: geride bırakılan insanlar, alışılmış düzen, tanıdık olan her şey.

Bu yüzden göç kararı genellikle tamamen huzurlu bir karar değildir.

İçinde hem cesaret hem de korku barındırır.

Hem heyecan hem de yas vardır.

Ama şunu unutmamak gerekir:

Bir kararın zor olması, onun yanlış olduğu anlamına gelmez.

Yeniden BaşlamakGerçekten Mümkün mü?

Yeniden başlamak zordur.

Yeni bir dil, yeni bir sistem, yeni kurallar ve yeni sosyal ilişkiler…

Başlangıçta insan kendini yetersiz, yabancı ve yalnız hissedebilir.

Ama insanın en güçlü özelliklerinden biri uyum sağlayabilme becerisidir. Uyum sağlayabilmenin yolu, durumu tüm zorluklarıyla geniş çaplı bir şekilde kabul etmektir.

Bir karar aldın, yola çıktın, zorlanacaksın, düşeceksin ve belki de çok defa pişman olacaksın ama kararının arkasında kal.

Bugün sana çok zor gelen şeyler, bir süre sonra sıradanlaşmaya başlar.

Zamanla o sokaklar tanıdık olur, o dil kulağına alışır, o şehirde kendine ait küçük alanlar oluşturursun.

Ve fark etmeden şunu yaşarsın:

Bir gün “yabancı” hissettiğin yerde, yeni bir aitlik kurmaya başlarsın.


Göç Sürecinde Kendine Şunu Hatırlat


Bu süreçte kendine şunları hatırlatman çok kıymetli:

  • Zorlanmak başarısızlık değildir.
  • Kaygı duyman zayıflık değildir.
  • Uyum zaman alır ve bu çok doğaldır.

Göç, bir anda her şeyin yoluna girdiği bir süreç değildir, bir şeylerin yoluna girmesi, ortama alışılması zaman alır.

Ama bu durum doğru planlama, gerçekçi beklentiler ve doğru rehberlikle yönetilebilir bir süreçtir.



Psikolojik Olarak Göçe Nasıl Hazırlanırız?

  1. Gerçekçi beklentiler oluştur.
    Göç sonrası hayatın ilk döneminde zorlanmak normaldir. Zorlanmayı sorun görme, zorlanmak sürecin doğal bir parçasıdır.
  2. Yas sürecini kabul et.
    Geride bırakılanlar için üzülmek doğaldır. Kolay değil, tanıdığın her şeyi geride bıraktın, bunun özlemi ve acısı bir süre devam edecek. Acı mı azalacak sen mi büyüyeceksin belli değil ama bir süre sonra bu duruma alışacaksın.
  3. Kontrol edebildiklerine odaklan.
    Her şeyi kontrol edemezsin ama hazırlık yapabilirsin. Hayat tamamen bizim kontrolümüzde değil, sen kontrol edebildiklerine odaklan.
  4. Destek almayı küçümseme.
    Profesyonel rehberlik süreci kolaylaştırır. Yardım almak zayıflık göstergesi değildir, aksine sürece ve kendine önem verdiğinin bir kanıtıdır.
  5. Kendine zaman tanı.
    Uyum bir süreçtir, yarış değildir, kendini başkalarıyla kıyaslama, herkesin bir ritmi vardır, bazı insanlar kolay yol alır, bazıları zorlanır. Önemli olan nasıl yol aldığın değil yola devam etmendir.


Göçte “Olmazsa Olmazlar”

Göç sürecinde her şey kontrolümüzde olmayabilir ama bazı şeyler vardır ki, süreci belirgin biçimde kolaylaştırır.

Bunlar lüks değildir, aksine bunlar bir ihtiyaçtır.


O yerin dilini öğren.

Mükemmel olmak zorunda değilsin ama öğrenmeye devam etmek zorundasın.

Dil, sadece iletişim aracı değildir; insanın kendini güvende hissetme biçimidir.

Anladıkça kaygın azalır, konuşabildikçe yalnızlığın hafifler.


Yeni insanlarla tanış.

İçe kapanmak ilk refleks olabilir ama bu süreçte en tehlikelisi de budur.

Bir kurs, bir kulüp, bir kahve, bir tanışma… Bir yolunu bul, senin birilerine ihtiyacın var ama biliyor musun birilerinin de sana. Bu ihtiyacı karşılıklı giderebileceğin ortamlar var, önemli olan o ortamları bulman.

Sosyal medyayı verimli kullan, belki yaşadığın yerde, geldiğin şehri temsil eden bir dernek ya da ülkende tuttuğun takımın oluşturduğu topluluklar bulunabilir. Ortak ilgi alanları üzerinden kurulan bu bağlar, göç sürecinde aidiyet duygusunu güçlendirir.

Küçük temaslar zamanla büyük bağlara dönüşür. Bizim için en önemli ihtiyaç aitliktir ve aitlik, tek başına kurulmaz.

Küçük bir uyarı eklemem gerekirse de bu süreçte insanlarla tanışmak çok kıymetlidir ama her tanıştığın kişiye hemen güvenmek zorunda değilsin, hatta temkinli olmakta da yarar vardır.

Yakın ol, temas kur, ama dikkatli de ol. Herkes iyi niyetli olmayabilir; bazı insanlar sana zarar verebilir ya da en hafifinden moralini bozabilir. İnsanları tanımak zaman alır.

O yüzden kalbini kapatma ama sınırlarını da koru.


Çevreni keşfet.

Sadece ev–iş–market üçgeninde kalma.

Yürüyüş yap, sokaklara karış, şehri tanı. Önce kaybol, sonra öğren, korkma dolaş, hareket et.

Bir yere ait hissetmek, orayı tanımakla başlar.


Araştır, öğren, kendini geliştir.

Sistem nasıl işliyor, insanlar nasıl yaşıyor, faturalarını nereden ve nasıl ödüyor, yakınlarda neler var, hangi resmi dairelere nasıl gidebilirsin?

Bunları bilmek güç verir.

Bilgi, belirsizliğin panzehiridir.


Kendine küçük hedefler koy.

Her şeyi bir anda çözmeye çalışma.

Bugün bir kelime, yarın bir yol, ertesi gün bir tanışma.

Uyum, büyük adımlarla değil; küçük ama sürdürülebilir adımlarla olur.


Yardım istemekten utanma.

Zorlanmak normaldir.

Destek almak güçsüzlük değil, sağduyudur.

Bazı yollar tek başına yürünmez.

Son Söz: Sakin Ol ve Yalnız Olmadığını Bil

Yeni bir ülkede tutunmanın en güçlü yollarından biri dili yaşamın içine katabilmek.
Bizim de önerdiğimiz ve birlikte çalıştığımız Sprachkafe’yi buradan inceleyebilirsin.

Eğer şu an göç kararıyla ilgili kafan karışıksa, eğer içinde hem umut hem korku varsa, lütfen sakin ol.

Bu duygular bu yolun bir parçasıdır. İnsan her şeye alışır, yeter ki kendine zaman tanısın ve süreci doğru yönetsin.

Unutma:

Göç bir kaçış değil, çoğu zaman kendine ve geleceğine doğru atılmış cesur bir adımdır.


Bu Süreci Tek Başına Taşımak Zorunda Değilsin

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir